Zach Blas
New York Polis Teşkilatı Eylül 2011’de, Anonymous hacktivist grubu tarafından popülerleştirilen Guy Fawkes maskeleriyle dolup taşan Zuccotti Park’taki Occupy Wall Street kampında 1845 tarihli bir yasayı tekrar yürürlüğe koydu: İki veya daha fazla kişinin maskeyle halka açık yerlerde bulunmasını yasaklayan ve buna ancak bir maskeli balo düzenlendiğinde izin veren bir yasa. Polis, küresel bir maskeli balonun çoktan başlamış olduğunu fark edemedi. Occupy ve Arap Baharı’ndan black bloc’a ve Pussy Riot’a kadar, günümüzde bulanıklık, algılanamazlık, görünmezlik ve okunamazlık üzerine bir görünürlük politikası yürürlükte. Ve burada ortak düşman, “meşrulaştırma” olarak tanımlayabileceğimiz—genellikle devlet destekli—tanıma teknikleriyle yürütülen siyasi temsildir. Basitçe, temsil, devletin ya da diğer baskın standartlaştırma biçimlerinin şartlarına göre anlaşılır, görünür ve sınıflandırılabilir hale getirilmiş şeydir. Bu yüzden kültürel teorisyen McKenzie Wark açıkça “Bütün temsiller yanlıştır” der. ↳ 2 Tanımlanamaz olanın siyasetinde, temsilin reddedilmesinin ardından gelenler çeşitlidir: Wark’ın alternatifi olan hack, sanallık ve ifade politikası iken, filozof Giorgio Agamben’e göre temsil ve kimliğin terk edilmesi, politik isyanın gelecekteki topluluğunu doğru tanımlayan her türlü tekillik kavramında mevcuttur. Occupy’ın “Talep Yok” sloganı da devletle politik müzakere olanaklarından çekilerek, temsili meşrulaştırmaya direnir. Michael Hardt ve Antonio Negri’nin Herman Melville’in karakteri Bartleby’yi vurguladığı otonom Marksist gelenek de vardır ki Bartleby’nin “Yapmamayı tercih ederim” beyanı, o kadar mutlak bir reddediş olarak okunur ki burada Bartleby, saf edilgenliğe, sınıflandırma dışı bir genel varlığa indirgenir. ↳ 3 Bernadette Corporation sanat kolektifinin “kimliksiz” protesto üzerine videosu, Bartleby’nin eyleminin başlığını taşıyor—Kendinden Kurtul.
Bu geri çekilmeler, yazar Hakim Bey’in geçici otonom bölgesi (TAZ) ile medya teorisyenleri Alexander Galloway ve Eugene Thacker’ın, TAZ’ın varoluşsuzluk taktiklerini kullanan teknolojik güncellemesini hatırlatır. Tanınmaktan kaçınmak için kullanılan maskeli protesto gibi taktikler, bu politikanın görsel ikonları niteliğinde olsa da, belki de bu hassasiyeti en iyi yansıtan, Fransız hükümeti tarafından “ultra-sol” ve “terör öncesi” olarak tanımlanan Invisible Committee ve Tiqqun’un yazılarıdır. The Coming Insurrection’da, yüzsüz eylemler ve kurgusal akronimler teşvik edilir: “Görünürlükten kaç. Anonimliği saldırgan bir pozisyona çevir,” diye yazarlar. ↳ 4 Daha erken metinlerinden, “Nasıl Yapılmalı?” başlıklı yazıda, “Anonim olmam gerekiyor. Mevcut olabilmek için. Ne kadar anonim olursam, o kadar mevcut olurum” diye yazarlar. ↳ 5 Bir başka erken metin olan “Sibernetik Hipotez”de ise kısaca “sis isyanı mümkün kılar” diye ifade ederler. ↳ 6 Bu çeşitli politik duruş, eğer birleşmişse, tanınma kontrolünden geri çekilmeyi ve baskın güçlere karşı algılanabilir ve anlaşılabilir hale gelmeye yönelik bir reddi veya düşmanlığı gösterir. Geriye kalan şey, okunamaz olmaya çabalayan bir mevcudiyettir.